Fatma Sarıbıyık Yıldırım

Haklılık ve Üslup: Kavaklı Toplantısından Notlar

Fatma Sarıbıyık Yıldırım

Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Çarşamba akşamı mahalle toplantıları kapsamında Kavaklı halkı ile bir araya geldi. Toplantının en can alıcı gündem maddesi ise TEM Otoyolu’nun kuzeyi ve güneyinde kalan 1/1000’lik imar planlarıydı.

 

Toplantı, Başkan Balcıoğlu’nun bilgilendirme konuşmasıyla başladı. Ardından mikrofon Kavaklı halkına bırakıldı. İşte asıl dikkat çeken bölüm de burasıydı. Başkan, sabırla her vatandaşı dinledi. Eleştiriler, sitemler, hatta zaman zaman hakarete varan sözler… Tüm bunlara rağmen sergilediği tutum; sakin, anlayışlı ve hoşgörülüydü.

 

“Ben sizin için buradayım, sizin haklarınızı korumak için buradayım.” diyen bir belediye başkanının, kendisine yöneltilen sert ifadeleri bu kadar olgunlukla karşılaması gerçekten dikkat çekiciydi.

 

Bugüne kadar Silivri’de beş belediye başkanı gördüm. Bora Balcıoğlu hariç, diğer dört belediye başkanının karşısına bu şekilde, üsluba dikkat edilmeden, hakarete varan cümlelerle çıkıldığını hatırlamıyorum. Zaten o dönemlerde böyle bir tabloya müsaade edilmezdi. Ancak Balcıoğlu’nun yumuşak tavrı, güler yüzü,  samimiyeti ve herkesi tek tek dinleme çabası, bazı vatandaşlara fazlasıyla cesaret vermiş gibi görünüyor.

 

Toplantıda bir vatandaşın “Sen yalan söylüyorsun.” diyebilecek noktaya gelmesi, belki de yaşadığı mağduriyetin bir yansımasıydı. Elbette insanların canı yanmış olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki karşımızdaki kişi, aynı zamanda devleti temsil eden bir belediye başkanıdır. Bu noktada üslup, her şeyden daha önemli hâle geliyor.Çünkü bazen kurduğunuz bir cümle, sizi haklıyken haksız duruma düşürebilir.

 

Evet, 1/1000’lik planlarla ilgili ciddi sıkıntılar ve mağduriyetler söz konusu. Kavaklı’da, özellikle yerleşik alan dışında kalan arsa ve arazilerde büyük değişiklikler yapılmış. Daha önce konut ve ticaret alanı olan bazı bölgelerin villa alanına dönüştürülmesi ya da ticaret fonksiyonunun tamamen kaldırılması, vatandaşın tepkisini artırmış durumda. Bunun yanında yüzde 40-45’e varan kamuya terk oranları da ayrı bir tartışma konusu.

 

Öte yandan Ortaköy’de durum biraz daha farklı. Orada yerleşik alanlarda ciddi bir mağduriyet yaşanırken, Kavaklı’da sorun daha çok plan değişikliklerinin etkilediği bölgelerde yoğunlaşıyor.

 

Açıkçası bu plan meselesinin nasıl çözüme kavuşacağını kestirmek zor. Ancak Başkan Balcıoğlu’nun, “Plan iptal olursa 5-10 yıl daha beklemek zorunda kalınabilir.” sözleri önemli bir gerçeğe işaret ediyor. Zaten yıllardır imar bekleyen vatandaşın, planın tamamen iptal edilmesini istemesi de pek olası görünmüyor.
Bu noktada en makul çözüm; planın tamamen iptal edilmesi değil, vatandaşın mağduriyetini giderecek şekilde yeniden düzenlenmesidir. Çünkü bu planları yapanlar, gerektiğinde düzeltme sorumluluğunu da taşımalıdır.
 

Ben inanıyorum ki, “Sizin haklarınızı korumak için buradayım.” diyen bir belediye başkanı, bu sözün gereğini yerine getirmek için gerekli adımları atacaktır.

 

Ancak burada vatandaşlara da önemli bir sorumluluk düşüyor.
Derdimizi anlatırken, hakkımızı ararken, sesimizi yükseltmeden de güçlü olabiliriz. Üslup; bir insanın kendini ifade etme biçimidir ve çoğu zaman haklılığın önüne geçebilir. Sadece bir belediye başkanına değil, herhangi bir vatandaşa konuşurken bile buna dikkat etmek gerekir.

 

Çünkü üslubunuzu kaybettiğiniz an, haklılığınızı da gölgeleyebilirsiniz.
Kavaklı’daki toplantı bize bir kez daha şunu gösterdi:
Haklı olmak yetmez, doğru bir üslupla konuşabilmek de en az onun kadar önemlidir anacım. 
 

Kalın sağlıcakla...
 

Yazarın Diğer Yazıları